ANASAYFA

Hangimiz Lezce’nin Chat Odalarında Hayatımızın Aşkını Aramadık ki?

HANGİMİZ LEZCE’NİN CHAT ODALARINDA HAYATIMIZIN AŞKINI ARAMADIK Kİ?

Lezce.com serüvenine başlayalı tam 8 sene oldu. 10.000 kişilik üye sayısı ile Türkiye’nin en büyük lezbiyen, biseksüel, trans iletişim ve arkadaşlık sitesi olan Lezce, kurulduğundan beri Türkiye’deki bir çok l-b kadın ve trans için önemli bir boşluğu dolduruyor.

Sitenin kurucularından Untilsleep, Gabile’nin lezbiyen chat odalarından nasıl bugüne geldiklerini anlattı bize. Özellikle büyük şehirlerin dışında yaşayan l-b kadın ve translar için  önemli bir kanal açmış olan sitenin serüvenini siz de bizim gibi merak ediyorsanız buyurun birlikte dinleyelim. Hem hangimiz Lezce’nin chat odalarında hayatımızın aşkını aramamıştık ki? ☺

Ecem: Merhaba, öncelikle sizi tanımak isteriz. Sizin Lezce.com maceranız nasıl başladı? Lezce’nin tarihinden bize biraz bahseder misiniz?

Untilsleep:  2002 yılıydı. İşimle alakalı internette bir arama sonucunda Gabile.com’a rastladım. Eşcinsel arkadaşlık sitesi idi. Sonra lezbiyen diye bir seçenek gördüm, hah bir bakayım şuna neymiş, üye oldum. Gayizbiz idi hatta o zaman, sohbet bölümüne girdim, “selamün aleyküm, aleyküm selam” derken “Can ve Tamer ile tanıştım (Eskuel ve Eriss)”. Lezbiyen kanalı vardı fakat kadın değil erkek vardı. Dedim ki Can abiye : “Abi, izin verirsen ben bu kanala erkekleri almayayım”. “İyi de ama hiç kız yok ki” dedi. “Abi, ben ayarlarım” dedim. “Siteye girer toplarım kadınları” dedim. O da olur mu falan derken oldu. Hiç uyumadığımı biliyorum günlerdir. Gayizbiz’e girip Arama bölümünden sadece lezbiyenleri seçtim. Bir gecede en az 300-500 kadına mesaj attım, “sohbete gelin, şu kanala gelin” falan. Baktım birkaç kişi gelmeye başlıyor. Tabii kadınım diyorlar da kadınlar mı bilmiyorsun. Baktım her gün 10-15 kişi gelmeye başlıyor. “Biz acaba bunlara kamera mı açtırsak?” diye sordum fikir ortağıma. ☺ O da “Ne yaparsan yap” dedi. İşte kamera sistemi ilk bizde böyle çıktı.

Güvenli alana ihtiyaç vardı. Sonra çok az kişi kaldı tabii. Meğer çoğu fake profilmiş. O zamanlar mekan da yoktu. Benim deneyimlerime göre ne zaman biz Gayizbiz’in lezbiyen kanalını kameralı yaptık ve sistemi oturttuk, ondan sonra insanlar o platformu kullanmaya başladı. Hadi hep beraber dışarıda görüşelim demeye başladık, hadi Taksim’de görüşelim derken şimdi bu konumdayız.

Ecem: Peki, Lezce.com’u nasıl açmaya karar verdiniz? Gabile ile ilişkiler nasıldı bu süreçte?

Untilsleep: Lezce’yi 16 Temmuz 2008’de açtık. Tabii bu süreçte çok fazla çabaladık sistemi oturtabilmek ve güvenli bir alan sağlayabilmek adına. Artık daha iyi olmak zorunda olduğumuzu konuştuk toplantılarımızda.

Gabile.com sahipleri de çok istiyorlardı, hani geyler çok var niye lezbiyenler yok diye. Çünkü amaçlarımız her zaman ortaktı: Özgürce yaşamak benim için de çok önemliydi. Hani insanlar kendilerini sorgulamasınlar, yalnız hissetmesinler, Allah’ım cehenneme mi gidicem, şöyle mi olucam böyle mi olucam diye. Çünkü hepimiz çocukken yaşadık bu duyguları, sorgulamaları. Niye başkası da yaşasın?

Mesela köşe yazarlarımız var, onların hepsine diyoruz ki: “Yazı yazarken İstanbul düşünmeyin, Ankara düşünmeyin”. Bizim siteye doğudan, batıdan, köyden, her yerden üye olan var. Geçen gün birisi  üye oldu, köyden. İnternet köye yeni gelmiş; hiçbir şey bilmiyor, kendini sorguluyor.

Ecem: Benim için de değişikti. İstanbulluydum ama siteyi küçük yaşta 18’imde gördüm. Bu kadar farklı insanlarla, kültürel anlamda da çok zengin bir yer.

Ben bir de, Gabile’de mesela, lezbiyenim diyen herkesi kadın sanıyordum. Bir sürü erkekle sohbet ettim biraz da saflıktan, o zamanlar MSN Messenger vardı sanırım. Mesela bir keresinde bir şantaj da yaşamıştım. Bunları bir sormak istiyorum size. Çünkü bizim yaşadığımız şiddet de çok görünmez kalıyor ya. Lambda’da şunun konuşulduğunu hatırlıyorum. Hani bazı çeteler oluyor, o çeteler para kazanmaya çalışıyorlar LGBT sitelerindekileri tehdit edip falan; bilgilendirici bir broşür mü hazırlasak diye konuşmuştuk. Hatta çeteleri, tacizci erkekleri vesaire ayırt etmek için sütyen kopçası ile ilgili sorular sormak falan gibi taktikler de duymuştum.

Untilsleep: Bu hayatımızın her noktasında var fakat insan olarak hassas yerlerden vurmayı meziyet sananlar da maalesef mevcut. Biz bu konuda bize soru yönelten üyelerimize mutlaka kalabalık yerde görüşmeniz sizin için daha iyi olur diyoruz. Üyelerimiz de sebep ve sonuç ilişkisi kurmak zorundalar. Fakat bu durumlar eskisi gibi yaygın değil pek.

Ecem: Genel kullanıcı profili ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

UntiLSleep: En olgun 63 yaşında. Ama genelde 18 – 26 civarı..

Ecem:  Peki, profil değişti mi zamanla?

UntiLSleep: Evet, çok değişti. Çünkü gençler interneti çok daha rahat kullanabildikleri için hemen buluyorlar bizi. 18 yaşında çok var. Küçük görünenlere kimlik soruyoruz biz… 18 yaşından küçükleri siteye almıyoruz; hani gördüğümüz kişi küçük gösteriyorsa soruyoruz, bilgilerini kapatıyor eliyle, sadece foto ve doğum tarihi açık kalıyor.

Ecem: Peki, başka bir soru: Lezce bir 10 sene öncesine göre ne der, LGBT görünürlüğü arttıkça internete ihtiyaç azalacak mı? Kamusal alanda görünürlük arttıkça diye soruyorum. Özellikle son yıllarda onur yürüyüşüne katılanların sayısı çok arttı, özellikle kadınlar arttı.

Untilsleep: O kadınların bir çoğunun bir dönem yolu Lezce’den geçmiştir. Bilmeyenler de var. Ama ilginç bir şekilde bu yaz site kapatılınca, gazetelerde vs. haber yapıldığı için bizim ulaşamadığımız kişilere de ulaşmış olduk; günde 60 kişi falan üye olmaya başladı birden. ☺ Bu arada üye giriş çıkışımız yazları azalıyor genelde, kışın daha yoğun; akşam 19-21 arası çok yoğun ve günde ortalama 2500 kişi siteye giriyor.

Ecem: Sitenin altyapısı ve arayüzü eski, ama bunun bir nostaljisi, bir albenisi de var. Siteyi teknik olarak değiştirmeyi, geliştirmeyi düşünüyor musunuz?

Untilsleep: Ben mesela bakıyorum, gençler hep şikayetçi, modern değil diyorlar. Ben giriyorum siteye, her şey güzel duruyor, her şey yerli yerinde; ya ben takip edemiyorum modayı, ya da anlamıyorum şikayetleri, hani talep de etmiyorlar çok.

Ecem: Mobil aplikasyona geçtiniz mesela. O nasıl oldu?

Untilsleep: İnternet artık bilgisayarlardan telefonlara kaymaya başladı. Uzun süredir bu konu ile ilgili çalışmalarımız vardı, geç olsun güç olmasın diyorduk. Geç kaldığımızı söyleyen üyelerimiz de mevcut fakat bu tarz aplikasyonlar ciddi maliyetli ve zaman alan programlar… Android telefonlara uyumlu tasarladık. Playstore’dan Lezce olarak aratılarak indirilebilir. İphone kullanıcıları için de çalışmalarımız sürüyor.

Ecem: Site ile ilgili yeni eklemeleriniz mevcut mudur?

Untilsleep: Tabii. Görünmezlik modu var mesela: Sitede gez ama eski sevgiline görünme ☺ Kişinin profil resmin de dahil içeriğini görmesini istemiyorsan kişiyi bloklayarak bunu engelleyebilirsin. Mesaj da atmasın dersen ‘engelle’ye de bastın mı tamamdır. Özellikle bu uygulamalarımız çok beğenildi.

Ecem: Mesela trans kategorisi eskiden yoktu, yeni eklendi. Bir yandan da çok trans var ya, bu nasıl oldu?

Untilsleep: Özellikle Rüzgar Erkoçlar’dan sonra çok kişi cesaret buldu diyebiliriz. Bir çok trans birey vardı zaten, Rüzgar sadece önayak oldu üyelerimize demek daha doğru olur. Mavi kimliğe geçmemiş her üye için seçenek ekliyoruz.

Tuğba: Peki bir sorun yaşandığında, bir şikayet olduğunda n’apıyorsunuz?

Untilsleep: Hiçbir şikayeti direkt doğru varsaymıyoruz, önce araştırıyoruz. Mesela sevgilisi ile ayrılmış, sevgilim erkek diye şikayet ediyor. Sırf sevgilisini zor durumda bırakmak ve yasaklatmak için… E n’apalım, biz de pat diye niye çıkaralım? 

Ecem: Lezce’deki tanımlar genel olarak nasıl şekillendi? A-P falan biraz gey erkek jargonundan geliyor ama lezbiyen camiada da bir ihtiyacı karşılıyor biraz. Hani mesela aktif diyen kişi, belki kendi vücudu ile ilgili bir şey söylemek istiyor. “Aradığım görünüm”e de sonradan trans eklendi. Peki sizce bunlar yeterli mi?

Untilsleep: Belirtmek istemeyenler için “belirtmek istemiyorum” seçeneği de var.

Tuğba: Top üyelik nasıl oluyor? Yani en popüler 100 aktif, pasif ya da ap listeleri nasıl oylanıyor?

Untilsleep: Gold üyeler puan verebiliyor, onlar da hep birbirine veriyor. Hep aynı kişiler popüler oluyor bu yüzden☺ Anlatamadık bir türlü, birbirinize vermeyin kimi beğeniyorsanız ona verin diye. Ama işte popüler olmak için yapıyorlar. Neyse ama Ecem senin sorunun cevabı şuydu: Hani siz şimdi aktivistsiniz ve kavramları biliyorsunuz. Ama bana gelen üye öyle değil. Aktifi pasifi bilmeyen birine lipstick’i anlatamam.

Ecem: Benim için yeterli olmuyor ama, hani kendimi anlatmak için Lezce’de ki seçenekler. Hani erkeksi olduğumu göstermek istiyorum mesela.

Untilsleep: “Trans aktif” de.

Ecem: Ama mesela oğlansı vesaire gibi bir şeyi ben talep etsem, belli kategoriler eklense olur mu?

Untilsleep: Sen biliyorsun, ama herkes bilmiyor.

Ecem: E google’da yazıp bulamazlar mı?

Untilsleep: Belki girişten sonraki kısımda profil düzenlemeyi değiştirebiliriz.

Ecem: Görünüşle ilgili daha fazla tanım olabilir. Seçeneklerin çoğalması iki üç kategoriye sıkışma hissinden daha iyi geliyor. Bir de bu tanımlarda ortaklık var mı, ben pek emin değilim?

Tuğba: Mesela biri butch ve pasif olabilir gibi?

Untilsleep: Öyle tanımlayan arkadaşımız var. Hiç kategori istemeyenler de var mesela. Bize gelip “niye A var, niye B var?”, niye aramızda ayrımcılık yapıyorsunuz diyorlar. Herkes farklı bir şey isteyince biz de ne yapacağımızı bilemiyoruz. Her taraftaki talepler geliyor bize..

Tuğba: Sitede erkeksilerin hepsi aktif, feminenlerin hepsi pasif gibi bir algı var.

Untilsleep: Feminen aktifler de çok var.

Ecem: Onları nasıl buluyoruz?

Untilsleep: Detaylı arama bölümümüzde ki seçeneklerden rahatlıkla bulabilirsiniz.

Ecem: Gabile’ye ilk girdiğimde birisiyle tanışmıştım. Bana “sen pasifsin” dedi ve ben çok uzun zaman pasif olduğumu düşündüm. “O ne demek?” diye sorduğumda herkes ayrı bir şey söylüyordu.

Ben de eskiden bu tanımlara burun kıvıranlardandım. Sonra ama bir ihtiyacın da olduğunu gördüm. İnsan “ben dokundurmak istemiyorum, beden sınırım var, cinsellikte şunu yapmak istiyorum, böyle görünüyorum” demek istiyor. Ama “aktif” dediğinde de kim neyi demek istiyor anlaşılmıyor. Birisi için dominant olmak, birisi için bedeniyle ilgili… Birisi “üstte sevişirim” diyor.

Untilsleep: Ama bu A, P ve AP’yi daha çok seksüel anlamda kullanıyorlar… Ben en azından tamamen seksüel anlamda kullanıyorum.

Tuğba: Peki iki aktif sevişemez gibi bir algı da var mesela genelde.

Untilsleep: İlk sohbet açıldığı, insanlar görüşmeye başladığı zamanlarda sohbette aktif, pasif ve benzeri muhabbetler dönmüyordu. İnsanlar sadece tanışma derdindeydi. Hiç unutmam o zamanlar insanlar yüz yüze görüşmeye başladıkları zaman dedikodular dönmeye başlardı… Oradan kadının biri demişti ki “ya bu çok erkeksi ama işte benim altıma yattı, ben ona bilmem neler yaptım” tarzı… Sonra bir çocuk gelmişti kendini savunmaya başlamıştı “vay ben öyle bir şey yapmadım”… Büyük ihtimalle o zamandan sonra biraz da dedikoduların önüne geçmek için de olabilir bilmiyorum; insanlar bir kalıba sokmaya başladılar kendilerini. Bazen de az da olsa rastlıyoruz; ilişkisi bitmiş “sen onun altına yatmış, sen onun üstüne yatmışsın” diye deşifre ediyorlar, bu sefer bu taraf kendini kasmaya başlıyor: “Hoyt ben erkeksiyim”. Egoyla, gururunun kırılmasıyla alakalı herhalde. “Ben aktifim, kimsenin altına yatmam, dokundurtmam” gibi bir tavır. Böyle dedikodular gelmesin diye de kendilerini bu tarz bir kalıbın içine sokuyor olabilirler. Çünkü bu tarz dedikoduları çok yapıyorlar.

Tuğba: Buna dair dedikodu çıktığında bundan neden rahatsız olunuyor?

Untilsleep: Kadınsı çünkü ona göre… Ona göre erkek kendisi… Sen ona kadınsı bir şey söylediğinde onun algılaması: kadınla ilgilenilir, kadının memeleri okşanır falan… Onun algısında böyledir durum…

Seks olarak düşündüğünde heteroseksüel ilişkilerde adam da kadına oral seks yaptırıyor ama bizimkilerde kalıplar var.

Ecem: Heteroseksüel erkeklerin de yatakta nasıl seviştiklerini bilmiyoruz.

Untilsleep: Bir gün sitede çok tatlı bir çocukla tanışmıştım. Profilini işaretlemiş butch, cinsel tercihini işaretlemiş aktif, arayışına bakıyorsun butch – trans aktif. “Oğlum” dedim, “sen aktif mi arıyorsun?”. “Ben” dedi, “butchlara-translara aşığım”. Var yani, aktif seven aktif de var. Ama bizim sitedekiler çok yüz vermemiş; “AP mi yapsam kendimi” diye düşünüyordu.

Onlar kendilerini AP olarak tanımlıyorlar. İnsanlar terimleri öğrenmeye başladıktan sonra seçeneklerinin artmasını istiyorum. Eskiden mesela seçenekleri üyelerin taleplerine göre yapmıştık.

Ecem: Peki üyelerinizin taleplerini anket ve benzeri yöntemlerle ölçmeyi düşünür müsünüz? Bir talebimiz olursa onu nereye iletmeliyiz?

Untilsleep: Anketi düşünüyoruz. Admin nicki kişi listesinin en üstünde sabit durur. Şikayetlerinizi, öneri ve görüşlerinizi yazabilirsiniz.

Tuğba: Lezbiyen, biseksüel, transların sizin gördüğünüz sorunları neler? Açılmak, partner bulmak gibi sorunlarından bahsediyorlar mı, “ben ayrımcılığa uğradım, şiddet vb. yaşadım ne yapabilirim?” diye gelen oluyor mu?

Untilsleep: Benim gözlemlediğim ya da görüştüğüm kişilerin içinde iş yerinde çok fazla sorun yaşayan yok çünkü belli etmiyorlar. Butchlarda sorun var mı, var. Büyük AVM’lerde, mağazalarda çalışan çok butch görüyoruz ve hoşumuza gidiyor. Güvenlik olarak özellikle… Ama ciddi iş bulma problemi yaşıyorlar. Görünüşle alakalı sıkıntı çekiyorlar. Trans erkekse kimlikle ilgili sıkıntılar yaşıyorlar.

Türkiye’de sorun olarak en çok zorla evlendirme var galiba. Birçok eşcinsel kadın evli maalesef. Zorla evlendirilmiş derken kolundan tutup zorla evlendirilmemiş ama o psikolojik baskıyla kişi “ben evlenmezsem olmayacak” noktasına getirilmiş. Ve evlenmek zorunda kalmış. Birisini bulayım da evleneyim, diye evlenmiş. Kendini biliyor, hayatına devam ediyor ama gizli, Lezce’ye üye, insanlarla tanışıyor, görüşüyor.

Türkiye’de bir adet var. Kız 22, 23 yaşına geldi mi artık evlenmek zorunda… Anne-baba konuşmaya başlıyor. Kız istemiyor, kız arkadaşı var. Derken bir şekilde evlenmek zorunda kalıyor. Ama bu hayata devam ediyor. Böyle üyeler de çok var. Ya da tam adını koyamıyor, komşusundan hoşlanıyor, bu şekilde siteyi bulanlar da oluyor.

Forumda rastladım galiba: “Ben 30 yaşıma geldim feminenle de beraber oldum, butchla da beraber oldum, aldatıldım, üzüldüm, ilişkilerin uzun sürmediğini gördüm. Bu eşcinsel ilişkilerin beni bir yere götürmediğini gördüm. Artık yaşım da ilerliyor. Yaşlanıyorum, yaşlandığımda yalnız ölmek istemiyorum o yüzden evlenmeye karar verdim” tarzı bir yazı vardı. Birçok kişiden duyuyorum; “eşcinsel ilişkiler uzun sürmüyor”, “eşcinseller ne bileyim psikopattır” ki bunu söyleyenler de eşcinsel. Ben insanın kendi karakterlerine göre bir şekilde eş ya da arkadaş bulduklarına inanıyorum. Bunun eşcinsellikle alakası yok. Arabesk bir ruha sahipsen arabesk ruhlu birini buluyorsun. İlişkilerin uzun sürmemesinin sebebi yine insanların kendisi.

Tuğba: Ama şununla da hiç ilgisi yok mu? Hani zaten LGBT ya da değil, hayat zor, ama üstüne LGBT isen gizli kapaklı yaşamak zorundasın, partner bulman daha zor, çoğu durumda ailen tarafından desteklenen bir ilişkin yok, konuşabildiğin, anlatabildiğin bir ilişkin yok?

Untilsleep: Ama çok yalnız kalmış insanlar da var. Bunu kişileri çok iyi tanımadan da bilemiyorsun. “Onur” adlı trans bir kardeşimiz intihar etmişti, ben onu tanıyordum ama bilmiyordum. Çok zor koşullarda yaşıyormuş. Öldükten sonra öğrendik. Keşke bilseydik de yardım etseydik.

Ecem: Mesela Planetromeo gibi sitelerde de destekleyici bölümler var. Acaba siz de böyle tekliflere açık mısınız? Hukuk danışma hatları, cinsel sağlık broşürleri, lbt dostu jinekolog, cinsel şiddetle ya da psikolojik yardımla ilgili çalışan grupların bilgileri gibi şeyler…

Untilsleep: Biz bunlar forumda yazılsın istiyoruz. Ben bazı şeyleri şimdi senden duydum. Sağlık gibi bir başlık ekleyebiliriz belki. Ama bazı konularda da mesuliyet alamayız. Hukuk ve benzeri için dernekleri tanıtıyoruz zaten ama kişi siteye üyedir ve foruma gider bir bölüm açar “buna ihtiyacı olan bana yazabilir” der altında da isteyen kişi ona yazar. Köşe yazarlarından belli bir konuyu köşelerine taşımalarını da isteyebiliyoruz.

Tuğba: Sürekli biseksüellerle ilgili laf sokma olayı var ya. Bu niye oluyor?

Untilsleep: Biseksüel dedin mi insanların akıllarına grup seks geliyor. Sadece cinsel bir şey olduğunu düşünüyorlar. Bir ilişki yaşayabileceği düşünülmüyor bazen. Köşe yazarımız Bilge Adam’ın tam da bu konu ile alakalı çok başarılı bir yazısı var aslında. Herkesin okumasını tavsiye ederim.

Bir de insanlar deneyimlerini ve dışarıdan duydukları deneyimleri değerlendiriyorlar. Bir kadın bir erkekle gelecek görebiliyor. “Ama bir kadın bana ne verebilir?” gibi düşünebiliyorlar. Özellikle maddi anlamda çok özgüveni olmayan eşcinseller, “bir adamın verdiğini veremem” diyebiliyor. Ya da terk edecek korkusu…

Ecem: Bir sansür atlattınız. Geçmiş olsun. Böyle bir şey bekliyor muydunuz? Kendi aranızda “bizim sitemiz niye kapanmadı?” diye konuştuğunuz oluyor muydu?

Untilsleep: Ben hiç beklemiyordum.

Tuğba: Peki sizce niye kapandı? Niye daha önce kapanmadı da şimdi kapandı?

Untilsleep: “İçeriğinizde cinsellik var” denmiş. Avukatımız “site dışarıya kapalı, nereden gördünüz?” diye sormuş. Arayan kişi sadece kelime olarak aradı ve karşısına bizim site çıktı. Şikayetler öyle bir tane, 100 taneyle olmuyor. İki bin, üç bini geçince değerlendiriliyor. Ki değerlendirme yok çünkü bizle iletişime geçilmedi. Sitenin  içeriğini  siteye girmeden göremezsin; sadece ana sayfaya bakılarak kapatıldı. İçeriğini sadece hayal etmiş yani. Lezbiyen sitesi, “demek ki sarışın ve büyük memeli kadınların olduğu bir site” diye hayal etti belki de…

Medya ve hukuksal mücadelemiz sayesinde tekrar yayınımıza başladık. 1 gün sonra da Shemale Türk sitesi kapandı. Shemale Türk’ün kapatılma gerekçesi: “arkadaş yanlışlıkla kapattı”.

Ecem: Lezce sosyal medyada çok fazla desteklendi. Bu kadarını tahmin ediyor muydunuz?

Untilsleep: Gazetelerde çıktı, Twitter’da hiç tanımadığım gruplarda da sansürümüz yayınlandı ama basına yansımamış olsaydı bu kadar kısa sürede açılmazdı. Çok destekleyen varmış. Bu kadar çok olması şaşırttı. Hiç bilmediğimiz derneklerden destekler geldi. Herkese tek tek Teşekkür ediyorum. Beyefendinin biri yazmış Twitter’da, “lezbiyen değilim, lezbiyenlerle alakalı hiçbir şeyim yok ama iki-üç günde bir giriyorum forum bölümünü okuyorum, çok da keyif alıyorum” yazmış. O şekilde takip edenler de var. Arkadaşı var, kardeşi vardır, merak ediyor ya da bilgi edinmeye çalışıyor.

Ecem: Teknik ekiple ilgili konuşursak; siz kaç kişisiniz, sahne arkasında kaç kişi var?

Untilsleep: 8-9 kişiyiz. Yöneticilik insanların gönüllü olarak ekstra yaptıkları bir iş. Yöneticiler aynı zamanda da kullanıcı. Aramızda bir hiyerarşi var ancak arkadaşız da. Bu işe profesyonel bir şekilde yaklaşıyorlar. Yöneticilerimiz gerçekten işini layıkıyla yapan özel kişiler. Dejavu_ nickli yöneticimiz tabii ki ilk göz ağrımızdır. Sağ sol tüm kollarımız diyebiliriz.

Ecem: Yöneticilerle bir problem yaşarsak ne yapmamız gerekiyor? Ve üyelik şartları arasında “üyelikle ilgili şikayetlerde site yöneticileri gerekli gördükleri durumlarda özel mesajlarınızı okuma hakkına sahipler” gibi bir madde var. Bu niye var?

Untilsleep: Yöneticiyle kişisel bir iletişim probleminiz varsa bu bizi ilgilendirmez. Ama seninle olan kişisel husumetinden dolayı panelini, yani ona verdiğimiz gücü kullanamaz. Kişi listesinin en üstünde yer alan Admin nickine sitedeki her şeyi şikayet edebiliyorsunuz. Bu paneli bir tek ben görebiliyorum. Şikayet gelirse değerlendirmek için gerekli incelemeleri başlatıyoruz.

Tuğba: Etkinliklerinizden bahseder misiniz? Neler yapıyorsunuz?

Untilsleep: Piknik ve futbol maçı düzenlemeleri yaptık. Pikniğe niyetliydik ama ilk defa geçen sene yapabildik. 3 kişi gelsin yeter, üç kişiyle arkadaş oluruz dedik. 50-55 kişi vardı. Kişiler gelmiş bizim tarafı izliyor, pikniğe gelmiş belli. Ama çekiniyor, yanaşamıyor… Burcu (Dejavu_)  davet etti tabii fark ettiklerini… Ama bizim pikniğe gelip de uzaklardan izleyen daha bir sürü kişi vardı.

Tuğba: Camiada yaşanan kavgalarla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Untilsleep: Maalesef üzücü durumlar. Özellikle alkollü alanlarda herkes içme konusundaki sınırını bilmek zorunda. İnsanlar iş stresinden ya da günlük hayatında ki problemlerden bir nebze kurtulabilmek adına eğlence yerlerine gidiyor. Eğlenebilmek adına yani. Açıkçası kendi sınırını bilmeyenlerin, eğlenme amacıyla dışarı çıkan insanların gecelerini berbat etmesi bencillikten öte değildir. Birçok insan bu sebepten dışarı çıkmamayı seçiyor.

Mutlu olabilmek için insanlar geçmişleri ile yaşamayı bırakmalılar ya da aynı ortama girmemeye özen göstermeliler.

Ecem: Ama bu mümkün değil. Eve kapanacaksın o zaman. Bunu çözmek gerekiyor sanki…

Untilsleep: Bence insanların kişisel olarak da kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. İstanbul’daki camiadakilerin çoğunun annesi babası onu reddetmiş, onlardan ayrılmış, evini bırakmış buraya gelmiş, tek başına bir hayat mücadelesi veriyor. Beyoğlu’ndakilerin çoğu öyle. Yani psikolojik olarak da çok zor bir dönemden de geçtiği için gelişimine vakit ayırmamış…

Ecem: Bu röportaj için size gerçekten teşekkür ederiz. Umarım bunu okuyan kişiler de aydınlanacaktır. Peki üyelere ve üye olacak kadınlara ve translara söylemek istedikleriniz var mıdır?

Untilsleep: Biz Lezce.com olarak elimizden geldiğinin en fazlasını yaparak en huzurlu ve rahat olabilecekleri alanı korumaya ve geliştirmeye devam edeceğiz. Empati duygumuzu asla kaybetmiyoruz. Biz üye olsak ne isterdik? Neler talep ederdik? Bize nasıl cevap verilsin? gibi birçok soruyu kendimize sorarak yolumuza devam ediyoruz. Üyelerimizin köşe yazılarını ve forum alanını incelemelerini ısrarla rica ediyoruz. Bilgi, hazinedir.

Sizlerin aracılığı ile, Lezce.com’a destek çıkan herkese tekrardan teşekkür ederim.