Trevor Projesi’nin queer terapistlerinden ve uzmanlarından kimliğinizi kabul etmeyenlerle birlikte aynı alanda kalabilmenin ipuçları

Küresel bir salgın ve cinsiyetimi bir türlü kabul etmeyen ebeveynlerimle belirsiz bir süre yakın mesafede karantina altında kalma ihtimali, en nihayetinde, yani neredeyse iki yılın ardından onlara meydan okumama vesile oldu. Uzun bir mektup yazdım. Hiçbir şeyi saklamadım. Mektubun tonu sertti; son iki yıldır “bana böyle seslenme!” deyişlerimin hepsi buruşuk bir kağıt yumağına kocaman bir “S*ktirin be!” olarak sığmıştı. 

Transfobik değiller, diyordum kendime. Sadece bazen unutuyorlar işte. Dil sürçmeleri dışında iyi, düşünceli, şefkatli insanlar, diye düşünüyordum. Ne söylediğim hakkında en ufak bir fikri olmamasına rağmen, babam ödevlerimi okuyup düzeltme yapıyordu. Annem, nedenini tam anlayamasa da kalbim kırıkken uzun yürüyüşlerde bana eşlik ediyordu. 

Fakat geçen hafta yaşadığım yer olan New York’ta muhtemel bir ev karantinası durumu duyurulunca, iki şeyin farkına vardım: Birincisi, niyetleri ne kadar iyi olursa olsun, ebeveynlerimin kullandığım zamirlere karşı bu mesafeli tutumları kabul edilemezdi. İkincisi, anlamalarını daha bekleyecek olursam, açıklama yapmaya devam etmem gerekecekti.  Artık canıma tak etmişti. 

İkinci mesajda, birinci mesajıma neden cevap vermediklerini sordum. Bir süre bekledikten sonra dedim ki: “Sizin tarafınızdan görülmediğini hissettiğini söyleyen çocuğunuz için bunun ne demek olduğuna bir kafa yormanızı, gerçekten yormanızı bekledim.” Ve yordular da. Ebeveynlerim sözlerime kulak verdiler; buna minnettarım.   Bu yüzden ve aslında çok daha fazla şeyden ötürü şanslıyım: Birinin ebeveyniyle ya da bakımından sorumlu olan kişiyle yüzleşebilecek denli güvende hissetmesi muazzam bir ayrıcalık. Bu son derece belirsiz süreçte hak ettikleri saygı göremeyen kişiler var. 

Dünyanın her yerinde karantina koşulları altında yaşama adapte olmaya çalışan queerlerden menkul camiamız içinde, kuşkusuz, kimliklerini sorgulayan ve hatta büsbütün yok sayan aile üyelerinin, oda arkadaşlarının ve başka kişilerin arasında rahatsız edici derecede uzun bir zaman geçirmek zorunda olanlarımız var. Çoğu, benim gibi ebeveynlerine mesaj gönderecek kadar kendini güvende hissetmiyor. Neyse ki herhangi bir yüzleşmeyi gerektirmeyen başka baş etme stratejileri de var. 

Aşağıda, Trevor Projesi’nden queer terapistlerin ve kriz yönetimi uzmanlarının yardımıyla, karantina koşullarında kimliğinizin kabullenilmediği bir ortam içinde yaşamınızı sürdürebilmenizi sağlayacak bir rehber hazırladık. Terapist Laura A. Jacobs’un da dediği gibi: “Aileniz belki olduğunuz kişiden hoşlanmayacak, kimliğinizi kabul etmeyecek, aslında kim olduğunuzu dahi bilemeyecek… ama siz hala sizsiniz.”

Karantinada Birlikte Kaldığınız Kişilere Nasıl Hissettiğinizi Anlatın

Bunu söylerken, benim yaptığım gibi sert dilli bir mesaj atmak durumunda olduğunuzu kesinlikle kastetmiyorum. Gerçi yapabiliyorsanız yapın elbette. Bu bende işe yaradı; fakat Trevor projesi Kriz Yönetim Hizmetleri Müdürü Gianna DiGiovanni’nin de dediği gibi: “Şu aralar pek çok tavsiye ve rehber niteliğinde bilgi dolaşımda; fakat önemli olan herkesin deneyiminin kendine has olduğunu hatırlamak. Kendinize ve kendi gerçeğinize inanın.”

Eğer daha yumuşak dilli bir yüzleşme size uygun geliyorsa, nazik bir konuşma yapmakta kesinlikle yanlış bir şey yok. Trevor Projesi Tıp Direktörü Doktor Alexis Chavez, “Kimse kendi evinde konforsuz hissetmeyi hak etmez; yine de yaşadığımız durumda değişim gerçekleştirmeyi söylemesi kolay fakat yapması zor” diyor ve ekliyor: “Bence sabır ve empati bir yere kadar; beraber yaşadığınız insanları (isimler, zamirler ve benzeri konular hakkında) bilgilendirmek, diyalog başlatmak, kaynaklar önermek; bunların hepsi faydalı olacaktır.”

Yardımı Dokunabilecek Bir Makale ya da Video Paylaşın

Sizi anlamayan ya da olduğunuz gibi kabul etmeyen kişilerle konuşmak yorucu, moral bozucu ve hatta travmatik olabilir. Gerçek şu ki birlikte karantina altında olduğunuz kişileri atlatmaya çalışmak kesinlikle faydalı değil. Bu yüzden, şayet doğrudan yüzleşmek size iyi hissettirmiyorsa, bilgilendirici bir makale ya da video paylaşmak kullanışlı bir alternatif olabilir.  Psikoterapist Andrea Glik bu sürece çok aşina biri olarak şöyle diyor: “Danışanlarımın saygısızca davranan ebeveynlerine geçmişte makaleler gönderdim; fakat sonuç itibariyle konunun önemini kavramadılar ve dışarıdan başka bir yardım almaya ihtiyaçları oldu.” Eğer bir makale veya videoya ihtiyacınız varsa, lezbiyenbiseksüelfeministler.com’un arşivini iyice karıştırın 🙂

Dostlarınızla ve Arkadaşlarınızla Bağlantıda Kalabilmek için Teknolojiyi Kullanın

Zoom, FaceTime, WhatsApp, Skype, Facebook Messenger gibi dijital araçlara ya da hiç değilse telefonda SMS göndermeye erişiminiz varsa, birilerine ulaşmanın tam zamanı. Psikoterapist Andrea Glik’in de dediği gibi, kabullenici olmayan bir ortamda çakılıp kalmanın en büyük tehlikelerinden biri, kendilik hissiyle teması kaybetmektir: “İstismarcı veya  olumsuzlayıcı bir ortamdaysak; değersiz olduğumuza, sevilmeye kayık olmadığımıza, saygıyı hak etmediğimize inanmaya yönelik bir şekilde manipüle edilebiliyoruz.” Bu değersizleştirilmeyi bertaraf etmeyi sağlayan en güçlü araçlardan biri, sizi kendilik hissinize dair güvende hissettiren kişilerle temas kurmaktır. 

İnternet de Dostunuz Olabilir

“Sizi olduğunuz haliyle kabul eden insanlar arasında olmayı hak ediyorsunuz” diyor Gianna DiGiovanni, “eğer karantinada beraber olduğunuz kişiler bu tipte insanlar değilse, sanki böyleleri zaten hayatta değilmiş gibi hissedebilirsiniz.” Destek almak için FaceTime’da bir dolu arkadaşınız olmasa da ücretsiz ve anonim olarak yararlanabileceğiniz ve sizin gibi zor dönemden geçmekte olan genç LGBTQ+’lara ve yandaşlara ulaşabileceğiniz TrevorSpace gibi forumlar var.  DiGiovanni, “bu forumda toplumsal cinsiyetinizden, cinselliğinizden konuşabilir, sorular sorabilir, sanat üretimlerinizi paylaşabilir, an itibariyle olup bitenlerden ya da herhangi bir konudan da bahsedebilirsiniz” diye belirtiyor. 

Trevor Projesi’nin Kriz Servisi Dijital Süpervizörü Max Battle’a göre TrevorSpace’in dışında başka çevrimiçi topluluklarda da tonlarca farklı biçimde kendini teskin etmek mümkün: “Ebeveynleriniz uyurken odanızda TikTok dansları yapmayı öğrenin, Instagram’dan yeni bir arkadaş edinin, favori YouTube kanallarınızı izleyin… Şu an içinde bulunduğumuz durumda pozitif olan şey, herkesin çevrimiçi topluluklarda varlığını sürdürmesi. Hepimiz kendimize dijital araçları kullanarak daha iyi bakım vermeye çalışıyoruz ve internette temas kurmanın ve kaçış noktaları bulmanın keşfedilecek bolca yeni yolu var.”

Sosyal Medya Kullanmayı Abartmayın

“Haber kaynaklarının ve sosyal medya platformlarının olumsuz ve telaşlandıran konuşmalara daha geniş yer verdiği düşünüldüğünde, COVID-19 pandemisi hakkında neleri takip ettiğiniz konusunda sağlıklı bir denge tutturmaya çalışın” diyor Trevor Projesi Kriz Hizmetleri Süpervizörü Thomas Goldberg ve şöyle devam ediyor: “Sosyal medyayı dışarıyla temas etmek amacıyla kullanıyorsanız ve bazı tali içeriklerden kaçınmak zor görünüyorsa, ortam değiştirin; telefonlaşmayı ya da video ile chat yapmayı tercih edin. 

LGBTQ+ Kültürüne ve Tarihine Gömülün

“Bazıları için halihazırda bulundukları ortam dışında bir destek sistemine erişmenin olasılık dahilinde bile olmayabileceğini” kaydeden Trevor Projesi Kriz Hizmetleri Dijital Süpervizörü Gabriella Potter, “bu durumdaki kişilerin LGBTQ karakterlerin olduğu televizyon programlarını ve filmleri izleyerek ya da daha geniş bir LGBTQ camiasıyla bağ kurmaya yardımcı olacak queer kahramanlar veya yaşı ilerlemiş queer kişiler hakkında bilgi sahibi olarak…bu dönemi yararlı bir şekilde geçirebileceğini” söylüyor. 

Gizli Bir Sığınağınız Olsun

Trevor Projesi Kriz Servisi Dijital Müdür Yardımcısı Alex Shapiro, “izolasyonun, bilhassa o biricik ve harika kendiliğinizi yaşayacak kadar rahat hissettirmeyen bir ortamda çakılı kalma durumunun zihinsel sağlık için inanılmaz derecede zor olabileceğini” belirtiyor; “eğer yaşam alanınız olanak veriyorsa, kendinize ev içinde güvenli alanlar bulun. Zihninizi dinlendirmek için kapıyı kapatıp yalnız kalabileceğiniz bir süre ayırın.” 

Sembolik Nesneleri Bağrınıza Basın

Destekleyici olmayan ortamlarda karantina altında yaşamını sürdüren queerler için psikoterapist Laura A. Jacobs, olduğunuz kimlikte sizi güvende hissettiren bir öğeden faydalanarak psişik anlamda kendinizi canlı tutmayı öneriyor: “Bu öğe, odanızdaki bir pride bayrağı, partnerinizin cebinizde taşıdığınız bir fotoğrafı, öz benliğinizi ifade eden bir fular, bir arkadaşınız ya da partnerinizin hediye ettiği bileğinizdeki bir bileklik olabilir.” Buradaki esas mesele, “dışarıya gösteremeseniz dahi kimliğinize dair farkındalığınızı devam ettirmeye yardımcı olabilecek  bir şey” bulmak. 

LGBTQ+ Destekçisi Örgütlerden Yardım İsteyin 

Editöré’den küçük bir not: Bu bölümdeki kaynaklar yerelleştirilmiştir 🙂 

  • SPoD, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim odaklı sorular için doğru ve güvenilir bilginin aktarılması amacıyla hafta içi her gün 12:00 – 18:00 saatleri arasında telefon hattı üzerinden danışmanlık vermektedir. Kapsamlı bir eğitim almış gönüllüler tarafından destek sağlanan danışma hattında şu konularda hizmet verilmektedir:
  1. Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim tabanlı şiddet ve ayrımcılık
  2. Cinsiyet uyum süreci
  3. HIV ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar
  4. Açılma, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim odaklı sorunlar
  5. Psikolojik destek
  6. LGBTİ+lara hizmet veren kurumlar

Ücretsiz danışma hattına 0850 888 5428 numarasından erişilebilmektedir.

Ayrıca, SPoD’un Pazar Sohbetleri Mesafesiz Sohbetler adıyla Zoom’a taşındı. Her pazar saat 14.30’da şu linkten erişilebilir: 

http://spod.org.tr/TR/Detay/40114/4/3-mayis-pazar-gunu-mesafesiz-sohbetlerde-bulusuyoruz

  • Lambda İstanbul Cumartesi sohbetlerini online ortama taşıdı. Jitsii adlı görüntülü konuşma uygulamasını telefonunuza indirerek bu sohbetlere sizde dahil olabilirsiniz.. Katılım için buluşma öncesinde telefon numarası ya da kimlik bilgileri gerekmeksizin lambda@lambdaistanbul.org adresine e-posta yollayınız 🙂 Facebook etkinlik sayfasından da güncellemeleri takip edebilirsiniz: https://www.facebook.com/events/2211744009127814/
  • Kadınların güçlenmelerini hedefleyen çalışmalar yürüten BoMoVu’yu takip ederek ücretsiz yoga eğitimine ve beden olumlamayla ilgili sohbetlere katılabilirsiniz: https://www.facebook.com/bomovu/
  • Muamma LGBTİ Derneği’nin Facebook ve Instagram hesaplarını takip ederek online buluşmalara katılabilirsiniz. Yogadan açılmaya, hukuki destekten okuma grubuna uzanan türlü çeşitlilikteki buluşmaları şuradan takip edebilirsiniz: https://www.facebook.com/mummalgbti

Yazı: Wren Sanders, 26 Mart, 2020

Çeviri: Karlos

Editöré: Ruby, Truly Yours

İllüstrasyon: Emma Hayden @emmahaydenart 

Wednesday Holmes @hellomynameiswednesday

Yazının orijinaline şu linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.them.us/story/9-strategies-for-quarantining-in-a-non-lgbtq-accepting-environment#intcid=recommendations_default-similar2_7c5cc643-2001-4480-aad9-b41f4247a86d_similar2-3_entityTopicSimilarity