Kovid-19 salgınının dünyanın her yerinden LGBTQ’lar üzerinde beklenmedik ikincil etkileri oldu: LGBTQ gençlerin kimliklerinin kabul görmeyebildiği aile ortamlarında tecrit altında tekrardan yaşamaya zorlanması, halihazırda kırılgan koşullarda yaşamakta olanların evsizlik ve işsizlik gibi güvencesizlik riskleriyle karşı karşıya bırakılması ve LGBTQ’lara daha geniş haklar sunmak üzere önerilmiş hukuki değişikliklerin geciktirilmesi gibi. Olağan durumda Onur Haftası etkinlikleri yılda bir kez bir araya gelme, camianın kazanımlarını kutlama ve muhtemel toplumsal değişim üzerine birlikte kafa yorma şansı sunuyordu. Fakat 2020 yılının üçüncü ayında, Kovid-19 salgını nedeniyle dünya çapında 220’den fazla Onur Haftası etkinliğinin iptal edildiği ya da ertelendiği duyuruldu. Pek çok bölgede haklar tehdit altına girince ve virüs salgınıyla birlikte durum iyice kötüleşince, örgütler Onur Haftası kutlamalarını alternatif çevrimiçi ortamlarda yaparak camialarına ulaşabilmenin yaratıcı yollarını aramaya başladılar. 

Uluslararası Onur Haftası Organizasyonu Derneği Interpride’ın eş başkanı J. Andrew Baker, “Dünyanın her yerinde LGBT’ler inanılmaz derecede dirençliler; çünkü zaten hayatlarının her günü izolasyon halini yaşıyorlar” diyor ve ekliyor: “Bugün karşımıza çıkan zorluklardan biri, LGBT’lerin daha da izole hale gelmiş olması.” Bu izolasyonu bertaraf etmek için dünyanın en büyük uluslararası Onur Haftası ağları olan Interpride ve Avrupa Onur Haftası Organizatörleri Derneği, 27 Haziran’da kutlamak üzere “Global Onur Günü”nü örgütlüyor. Global Onur Günü organizatörleri, uluslararası Onur haftası komisyonlarının uzaktan katkıda bulunacağı, insan hakları aktivistlerinin konuşmalar yapacağı, aktivistlerin ve henüz netleşmemiş olsa da meşhur sanatçıların atölyeler düzenleyeceği 24 saatlik bir canlı yayın yapmayı planlıyor.

Pek çok kişi için bu Onur Günü bir kez düzenlenecek bir partiden ya da bir gün boyunca sürecek bir festivalden daha fazlası anlamına geliyor. Bu etkinlik, kendi camiasından insanlar arasında ve kamusal alanda kimliğini “açık” bir şekilde yaşayamayanların da rahat hissetmesi için bir fırsat.  Onur Hareketi, 1969 Stonewall İsyanları’nın ardından ortaya çıktı ve günümüzde Onur Haftası, diğer marjinalleştirilmiş topluluklarla temas kurma imkanı vererek bu protesto geleneğini sürdürüyor. “LGBTQ toplulukların mihenk taşı haline geldi” diyor Dublin LGBTQ Onur Haftası Direktörü Jed Dowling: “Onur Yürüyüşü bizim Aziz Patrick günümüz, 4 Temmuz’umuz; sene boyunca başarmış olduğumuz her şeyin simgesi.” Bu sene, evlilik eşitliğinin 2015 yılında yasallaştığı Dublin’den, cinsel yönelime ve cinsiyet kimliğine dayalı her türden ayrımcılığı  yasa dışı ilan eden yeni bir oylamanın yapıldığı Zürih’e dünyanın her yerinden aktivistler, büyük kutlamalar planlıyordu.

Bazıları için Onur Haftası daha fazla toplumsal değişim gerçekleştirmek için bir fırsat da sunuyor. Güney Pasifik’teki Cook Adaları’nda eşcinsel eylemler yasa dışı sayılıyor ve hak savunucuları, LGBTQ kimliklere karşı güçlü bir sosyal damgalamanın mevcut olduğundan söz ediyor. Koronavirüs krizi, Cook Adaları’nda ilk kez gerçekleştirilecek olan Onur Yürüyüşü’nün belirsiz bir tarihe ertelenmesi, aynı zamanda evlilik eşitliğine dair mevzuatın gözden geçirilmesi planının da Haziran ayından Eylül ayına ertelenmesi anlamına geliyor. Cook Adaları Onur Yürüyüşü Komisyonu sözcüsü Karla Eggelton, tüm bunlara rağmen, gerçekleşecek sanal Onur Haftası’na dair iyimser bir bakış açısına sahip ve camianın sosyal medya ile yakın temas halinde olduğunu belirtiyor: “Ne derler bilirsiniz; rengarenk gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar.”

Bu salgın, LGBTQ haklarının tehdit altında olduğu ya da büsbütün yasa dışı sayıldığı ülkelerde yaşamı daha da zor hale getirdi; çünkü otoriteler bu krizi en marjinalleştirilmiş grupları hedef göstermek için bir mazeret olarak kullanıyor. Macaristan’da bu hafta  yeni olağanüstü hâl önlemlerinin yürürlüğe girmesinin ardından, hükümet meclise resmi belgelerde cinsiyet kimliği hanesini değiştirmeyi yasa dışı hale getirebilecek bir tasarı sundu. Polonya’da ülkenin üçte birini oluşturan yerel hükümetler kendi bölgelerinin “LGBTsiz alanlar” olduğunu beyan etti.  Hak savunucuları, Polonyalı LGBT+ gençlerin, tıpkı Birleşik Krallık ve Tunus gibi dünyanın başka yerlerindekiler gibi, karantina şartlarında aile ortamında kapana kısılmış hissettiklerini, dış dünyada yaşadıklarından daha fazla şiddete veya zorbalığa maruz bırakılabileceklerini söylüyor. “Camiamızda virüsten ziyade şu anki ev/iş durumlarından ötürü endişe duyan muazzam bir kitle olduğunu söyleyebilirim,” diyor her sene Varşova Eşitlik Yürüyüşü’nü düzenleyen Eşitlik Gönüllüleri Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Julia Maciocha. Maciocha, ayrıca, Polonya’daki kiliselerin, ABD’dekiler de dahil olmak üzere dünyanın başka yerlerindeki diğer dini figürlerin yaptığı gibi halihazırda LGBTQ camiayı “günahlarımız yüzünden Tanrı’nın bir cezası olarak ortaya çıkan” bu virüsü yaymakla suçlamış bulunduğunu dile getiriyor. Bu retorik, 1980’lerde ve 1990’larda geylerin HIV virüsünü yaymakla suçlandığı ve damgalandığı zamanları hatırlatıyor. Şu an yaşamakta olduğumuz Kovid-19 pandemisi, yaşı ilerlemiş pek çok LGBTQ kişiye ve hak savunucularına o dönemi ve kaybettikleri sevdiklerini zaten anımsatıyor. Hak savunucuları, yaşlıların korona virüsünden etkilenme riskinin daha fazla olduğunu söyleyen verileri göz önünde bulundurarak, yaşı ilerlemiş LGBTQ’lar arasında izolasyon duygusunun daha yüksek olma eğiliminde olduğunu belirtiyor.

Global Onur Günü organizatörleri, benzeri daha önce yaşanmamış böyle bir dönemde eşi görülmemiş bir etkinlik yaparak zorluklara ayak uydurmak konusunda iyimserler. Başkentlerdeki büyük etkinliklerden tutun da daha ziyade kırsal bölgelerde yerelde örgütlenen küçük kutlamalara kadar yüzlerce Onur Haftası komisyonunun katılımı bekleniyor. Aktivistlere göre, eşcinsellerin ciddi işkencelere maruz bırakıldığı Uganda ve Nijerya gibi ülkelerde Global Onur Günü, marjinalleştirilmiş LGBTQ’lerin dünya çapında daha geniş bir ailenin parçası olduklarının farkına varmalarını sağlayacak. Kovid-19 salgınında en yüksek ölüm oranlarıyla mücadele eden İtalya’dan Umbria Onur Haftası, geçmiş etkinliklerden kurgulanmış bir video ile küresel çevrimiçi etkinliğe katılmayı planlıyor. İtalya’daki diğer bazı bölgeler katılabileceklerinden henüz emin değil ama Milan Onur Haftası eş koordinatörü Tiziana Fisichella, son karar ne olursa olsun “bunu pandeminin pek çok kişiyi kaybetmemize sebep olduğunun farkında olarak yapmalıyız” diyor.

Dijital Haziran etkinliğine katılmak üzere ilk başvuranlardan olan Cape Town Onur Haftası’ndan Matthew Van As ve gönüllü ekibine göre, Global Onur Günü, Kovid-19 önlemlerinden kaynaklanan izolasyon koşullarının getirdiği zorluklarla baş etmek için bir şans veriyor. Hikaye anlatıcılığı ve performans Cape Town Onur Haftası’nın ayrılmaz bir parçasıdır. Van As, pandemi yüzünden gelir kaybına uğramış pek çok şairle, sanatçıyla ve performans sanatçısıyla iletişim halinde: “Bizim küçük mantramız şu: eğer bir kişinin bile yılda bir kez bir günlüğüne ve bir anlığına kendi olabilmesini sağlayabiliyorsak, işimizi layıkıyla yapıyoruz demektir” diyor Van As: “Global Onur Günü herkeste o güzel ‘yalnız değilim, seviliyorum ve bir camianın parçasıyım’ duygusunu yaratma imkanı sağlıyor.”

Detaylı bilgi için şu siteyi ziyaret edebilirsiniz: https://www.interpride.org/

SUYIN HAYNES – 3 NİSAN, 2020

Çeviri: Karlos

Makalenin orijinaline şuradan ulaşabilirsiniz:

https://time.com/5814554/coronavirus-lgbtq-community-pride/