Frankfurt’ta Lezbiyen Bilgi ve Danışma Merkezi: LIBS

LIBS (Lesben Informations- und Beratungsstelle) Frankfurt’ta 23 yıldır lezbiyen, biseksüel ve trans bireylerin bilgi ve destek alabilecekleri bir merkez olmakla birlikte LBTQ bireylerin toplumda yaşadıkları ayrımcılık ve ötekileşmeye karşı mücadele eden bir sivil toplum örgütü olarak hizmet veriyor. LIBS, heteronormatif aşk ve yaşam tarzını benimsemeyen kadınların ötekileştirilmesine karşı mücadele etmek için her yaştan, kültürel ve sosyal çevreden LBTQ bireyleri desteklemenin yanı sıra toplum ile de eğitim ve bilgilendirme yoluyla etkileşim halinde olmanın önemini vurguluyor.

LIBS’in sunduğu hizmetler bireylerin yaşlarına ve ihtiyaçlarına göre çeşitlilik gösteriyor.  Verdikleri hizmetler arasında açılma danışmanlığı, bireyler ya da çiftler için danışmanlık servisi, yardım hattı, atölyeler, tanışma toplantıları ve LBTQ meseleleriyle ilgili eğitim etkinlikleri var. Bu hizmetler çocuk sahibi olmak isteyen, çocuklu, yaşlı, 25 yaş sonrasında açılan, Frankfurt’ta iletişim kurabilecekleri bir ağ arayanların ve genç lezbiyen, biseksüel ve trans bireylerin ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Aynı zamanda, ofisin alt katında LBTQ bireylerin vakit geçirebilecekleri ve sosyalleşebilecekleri, haftanın belirli günlerinde açık olan bir mekan da var.

https://lh3.googleusercontent.com/rt0PBBR8qJNl5hJui-7o7tcuHbcgzxM3rla_eOOSaa9YjBSoqMVoWoZ9ClUTjB2qy0KP2ecqpnO9nAWUFXRGU3p92WYi_uco3x2UiSD-XZz-RyHjG0bsB0Mes3YCYJvHl9mDPRJ3cLKB9khv
\\PC-SCHWARZ\Mitarbeiterinnen\Mitarbeiterinnen\LIBS\JuLe-Treff\Hier spielt die Musik\IMG_4555.JPG

LIBS’te farklı alanlarda uzmanlaşmış beş çalışandan biri olan Elke Kress, 17 yıldır LIBS’te proje yöneticisi olarak çalışıyor. Toplumsal cinsiyet alanındaki çocuk ve genç sosyal yardım projelerini koordine eden Elke ile LIBS’e nasıl dahil olduğu, LIBS’in neler sunduğu ve Frankfurt’taki onur yürüyüşü hakkında konuştuk.

LIBS neden kuruldu? 

25 yıl kadar önce bir lezbiyen topluluğu vardı. Bu topluluk, kadınlara kendi hayatları ile igili paylaşımda bulunabilecekleri, yeni insanlarla tanışabilecekleri ve beraber vakit geçirebilecekleri bir alan sağlıyordu. O dönemde Frankfurt şehir konseyi toplumdaki çeşitliliği göstermenin önemli olduğunu düşünüyordu. Bu nedenle, LIBS’e fon sağladı ve bu fonla LIBS kurulmuş oldu. 

LIBS’e nasıl dahil oldun?

LIBS’te çalışmaya başladığımda bu bölgede, Hessen’de, bu işi yapan; yani genç lezbiyenler ile birlikte çalışan ilk kadındım. Benim işim genç lezbiyenlere yönelik projeler yapmaktı. Bu nedenle diğer bölgelerdeki örgütlerin projelerini araştırdım. Hamburg, Köln, Bremen, Berlin’deki diğer lezbiyen örgütleriyle iletişime geçtim. Birkaç günlük bir konferans yaptık. 14 – 15 yaşındaki genç lezbiyenler ile nasıl iletişim kurulacağı, grup içi iletişim ve cinsellik gibi konularda atölyeler düzenledik. 

2002’de genç lezbiyenlerin buluşabileceği bir etkinlik yapmanın vaktinin geldiğine karar verdik ve Köln’de Girls Get Closer adlı üç günlük bir konferans düzenledik. Beş bölgeden yaklaşık 60 genç kız katılımda bulundu. Onlara kalabilecekleri yer sağladık. Çeşitli spor aktiviteleri, film gösterimleri ve konuşmalar düzenledik.

Sivil toplum örgütünde çalışmak ve aktivist olmak arasındaki farklar neler?

Burada çalışırken LIBS’e danışmaya gelenlerin ihtiyaçlarını karşılamak durumundayım. Mesela, gelen bazı lezbiyen çiftler heteronormatif hayat tarzına sahip olabiliyor. Benim hayat anlayışım ise bundan çok farklı. Kişisel politik fikirlerim ve buradaki duruşum birbirinden farklı. Buradayken LIBS’i gözetmek durumundayım. LIBS için ve politik olarak neyin en doğru olduğunu belirleyip bir denge buluyorum. Buraya gelenlerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve benim toplumda yaratmak istediğim değişim arasındaki dengeyi kurmaya çalışıyorum. Benim kişisel aktivizmim ise sadece feminizmle sınırlı değil, aynı zamanda anti-kapitalist ve ırkçılık karşıtı bir politika izliyorum.

Frankfurt’ta yıllardır değişmeyen LBTQ problemleri neler?

Bazen buraya gelenlerin 15 yıl önceki problemlerin aynısı ile gelmeleri beni çok şaşırtıyor. Problemler daha çok açılma ile ilgili. Bazen ayrıcımlık oldukça açık, bazen ise buz dağının altında. Bugün insanlar açık açık lezbiyenleri sevmiyorum demese bile, homofobi her yerde. Okullardaki homofobik küfürler genç bireylerin açılmalarını zorlaştırıyor. Mesela, ben genç kızken de diğer kızlara duyduğum ilgiyi ifade etmem çok zordu; çünkü okuldakiler eşcinsellere karşı küfür ediyorlardı. Bugün bile kadınların buraya gelecek cesareti kendilerinde bulması zor olabiliyor. Bu nedenle LIBS ofisimiz cadde üzerinde olmasına rağmen, gelenler kendilerini daha rahat hissetsinler diye  girişimiz ofisin arka tarafında.

Bize Frankfurt’taki Onur Yürüyüşü’nden bahsedebilir misin?

Christopher Caddesi Günü* (Almanya’da Onur Yürüyüşü yerine kullanılan terim) oldukça ticari bir hale geldi. Banka, devlet ve polis tarafından destekleniyor. Birçok insan bu değişimden memnun değil ve bunun artık politikayla ilgili olmadığını, sadece bir festival olduğunu düşünüyor. Bu nedenle son üç yıldır feminist ve kuir oluşumlar tarafından düzenlenen Transuniversal Christopher Caddesi Günü bir alternatif oluşturuyor. Çeşitli konularda pek çok atölye yapılıyor ve şehir içinde bir yürüyüş düzenleniyor.

*Stonewall İsyanı’nın gerçekleştiği caddenin anısına Almanya ve İsviçre’deki Onur Yürüyüşü’ne verilen isim.

Hazırlayanlar: Nayuk ve Kjell