Category

ARŞİV

ARŞİV

LIBS: Lezbiyen Bilgi ve Danışma Merkezi

Frankfurt’ta Lezbiyen Bilgi ve Danışma Merkezi: LIBS

LIBS (Lesben Informations- und Beratungsstelle) Frankfurt’ta 23 yıldır lezbiyen, biseksüel ve trans bireylerin bilgi ve destek alabilecekleri bir merkez olmakla birlikte LBTQ bireylerin toplumda yaşadıkları ayrımcılık ve ötekileşmeye karşı mücadele eden bir sivil toplum örgütü olarak hizmet veriyor. LIBS, heteronormatif aşk ve yaşam tarzını benimsemeyen kadınların ötekileştirilmesine karşı mücadele etmek için her yaştan, kültürel ve sosyal çevreden LBTQ bireyleri desteklemenin yanı sıra toplum ile de eğitim ve bilgilendirme yoluyla etkileşim halinde olmanın önemini vurguluyor.

Continue reading
ARŞİV

Dağılmak Hiç Bu Kadar Politik Olmamıştı

Yürüyebilecek miyiz, yürüyemeyecek miyiz? Valiliğin ‘güvenlik gerekçesiyle’ yürüyüşü ve basın açıklamasını yasaklaması nedeniyle, 14. İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nün nasıl geçeceğine dair sorular ve tahminler bu ikiliğin dışına çıkamıyordu. Üzgün, kızgın, endişeli… Her an farklı bir ruh hâlindeydik. Komitenin on binlerce kişi adına karar alamayacağı aşikâr olsa da herkes yapacakları açıklamaya kulak kesilmişti. Yürüyüşe çağırmak ya da “evlerinize dönün” demek dışında bir ihtimali tahayyül eden pek kimse yoktu ve tartışmalar çoğunlukla bu ikiliğe sıkışıyordu… Ve nihayet, yürüyüşten iki gün önce komitenin metni sosyal medyaya düştü: “Dağılıyoruz!” Beklendiği üzere bir grup insan bu açıklamayı yürüyüşün iptali olarak yorumladı, komiteyi beceriksizlik ve korkaklıkla suçladı; pek çok basın-yayın organında “yürüyüş gerçekleşemeyecek” şeklinde başlıklar atıldı.

Continue reading
ARŞİV

Kliton… Gezegen Olan!

Artık değişimin vakti gelmişti. Heteroseksizm bölükleri Dünya’ya kök salmış, sıkı sıkıya korunan gizli üslerinde ürettikleri Ahlakçı-Enerji sayesinde Heteronormativite’yi galaksiye yayıyorlardı. Bu gidişe dur demek üzere, Kliton’dan Tita-Zırhları ve Putka-Mobilleriyle uzay yollarına düşen bir grup Uzaylı Lezbifeminist, “Bu Dünya size kalmaz!” diyerek, gizli üsse sızmayı başardı ve Heteroseksizm Bölükleri’nin planlarını çaldı.

Şimdi ise bu planları tersine çevirmeye ve Ahlakçı-Enerji’yi galaksiden silmeye çalışan Uzaylı Lezbifeministler, tüm iletişim kanallarının sekteye uğradığı Kliton’la tekrar irtibata geçebilmek için bir radyo programı yapıyor. Her Çarşamba saat 21:00 ’de Nor Radyo’da.

Continue reading
ARŞİV

Transparent: Kime/Neye Alternatif?

Kulaktan kulağa dolanan bir dizi var bu aralar komünite içinde: Transparent. Başta aile konusuyla bu kadar iç içe geçen herhangi bir “LGBTİ+ karakterin” dizisini izleme fikri pek yenilikçi ve keyifli gelmemişti. Belki aile çerçevesinden tanımlanan, dramlanan LGBTİ karakterlerin ana karakter olarak “spot ışıklarının araklandığını” düşünmemdendir, belki de hala “aile” kavramını uzlaşılamaz bulmamdandır. “Transparent” , İngilizce’de “transparan-içi görünen” demek. “Trans-parent” (trans ebeveyn) ile ulaşılmaya çalışılan kelime oyunu, ne yalan söyleyeyim uzaklaşmam için bir başka sebep oluşturmuştu. Bu yazıda, bu gına gelişe rağmen beni şaşırtan, bazı anaakım yalan dolan bilgileri bir güzel evirip çeviren Transparent’ın, kırmaya çalıştığı normları ve bu normlarla bazı uzlaşı hallerini açıklamaya çalışacağım. Bundan sonrası için: Dikkat spoiler!

Continue reading
ARŞİV

Biseksüelliğin oranı nasıl hesaplanır?

Birbirimizin cinsel yönelimini sorgulamaya, belli sınırlarla tanımlamaya, kalıplara sokmaya pek eğilimliyiz çoğu zaman. “Eşcinsel olduğundan/olmadığından nasıl emin oluyorsun?”, “Hiç karşı cinsiyetten biriyle deneyim yaşamadan eşcinsel olduğunu nasıl bilebilirsin?”, “Transsan neden eşcinselsin ki?” gibi soruların sadece cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ifadelerini anlama, öğrenme çabasıyla sorulduğunu düşünmek isterdim ancak maalesef öyle olmadığını biliyoruz. Tabii ki belli bir öğrenme çabası içeriyor. Ancak, bence soruların bu tipte olması bir şeyleri belli kalıplar çerçevesinde algılama ve anlamlandırma eğilimimizden doğuyor.

Continue reading
ARŞİV

Bizimkisi Bir Meme Hikayesi

4 mart cumartesi gecesi son kez baktım aynada memelerime ve o ana kadar hiç de farketmediğim ayrıntılarını farkettim. Daha önce hiç görmediğim benler vardı üzerinde, kıvrımlarını, üzerindeki belirgin damarları inceledim tek tek ve uzun uzun. İlk kez bu kadar çok ilgileniyordum çünkü ertesi sabah 35 senedir benimle olan bu arkadaşlardan sonsuza kadar ayrılıyordum. Onlarla o kadar aram yoktu ki ilgilenmek için son gecemizi tercih etmiştim. Tüm çirkinlikleri ve güzellikleriyle ne kadar da benim olmadıklarını tekrar çok iyi anladım. Ameliyat tarihinin belli olmasından ameliyatın bir gece öncesine kadar geçen bir haftalık sürede bazı tedirginliklerim oldu. Evet bu ameliyatı çok istiyordum bundan hiç şüphem yoktu. Kafam mı karışıktı, öyle miydi böyle miydi derken bana tedirginlik ve huzursuzluk veren şeyin adını o gece koydum: ailem.

Continue reading
ARŞİV

Eşcinsel bir Kadının Gözünden İş Hayatı: Çalışmaya Çalışmak

Biraz baştan almalı… Ben üniversite için küçük bir şehirden İstanbul’a gelen öğrencilerdendim. Üniversite eğitimim süresince ailemden ayrı ve zaten İstanbul gibi bir yerde yaşamanın getirdiği özgürlük ve alışkanlıklardan sonra, okul bittiğinde ailemin yanına döndüğümde çok zorlandım. Henüz ne yapacağımı bilmiyordum, ama zaten bana ne yapmak istediğimi soran da yoktu. Çünkü onlara göre olması gereken oluyordu, “sağlam” bir devlet işi kovalamalıydım ya da ticaretle uğraşmalıydım. Ayrıca beraber yaşamalıydık, yani et tırnaktan ayrılmazdı.

Continue reading
ARŞİV

“Lezbofobi”

Heteronormatif dışı yönelimleri tarif etmek için trans, biseksüel, gey, sapyoseksüel, panseksüel, omniseksüel, aseksüel, akışkan cinsiyet gibi ifadeler sıklıkla başvurduğumuz tanımlamalar olsa da, bu geniş mecrada elbette herhangi bir etiketi kabul etmeyenlerimiz de, şükür kuir geldi diyenlerimiz de mevcut. Yani var da var diyebileceğimiz rengarenk bir yerdeyiz.

Peki bir kişinin kendisinden talep edilmediği halde, bir başkasının kendini tanımladığı bir yeri “olumsuzlayarak” kendisini tanıtması, hem de böylesi bir bollukta, şuyum demek yerine “bu değilim” vurgusu yapması da ne ola ki…

Continue reading
ARŞİV

Efemine Lezbiyene Teşekkürler

Ivan Coyote’nin 4 Kasım 2010 tarihli performansı.

Kanadalı tanınmış bir kuir yazar, hikaye anlatıcısı, müzisyen ve performansçı olan Ivan Coyote inanılmaz bir kişilik ve aktivist. İşlerinde genellikle cinsellik, toplumsal cinsiyet ve trans deneyimleri ile ilgili konuşuyor. Bu içten konuşmasında butch/femme dinamiğini araştırıyor, Ivan Coyote maskülen ya da butch bir kimlik arz etmenin zorluklarından bahsetmesinin yanında femmelerin görünür ve görünmezliklerine dair zorlukları da vurguluyor.

Continue reading
ARŞİV

Söyleşi: Keskesor Diyarbakır

Keskesor, cinsiyet özgürlükçü, homofobi ve transfobi karşıtı bir insiyatif olarak Nisan 2012’de Diyarbakır’da kuruldu. Başta LGBTİ bireyler olmak üzere heteronormativite ve hegemonik erkeklikten muzdarip herkesi bir araya getiren Keskesor, katılımcıların kendini geliştirmeye yönelik kolektif çalışmalar yürüterek etkin ve sorumlu bir toplumsal katılımcılığı amaçlayan bir oluşum. Lezbiyen Biseksüel Feministler olarak Diyarbakır’da Keskesor’lu kadınlarla buluştuk. Keskesor’un politikasını, HÜDA-PAR baskılarıyla iptal edilen panellerini, diğer örgütlerle olan ilişkilerini, kendi iç ilişkilerini, savaşın yakıcılığını, Kürdistan’da lezbiyen, biseksüel, transkadın olmayı ve daha bir sürü şeyi konuştuk. Bize saatler yetmedi, konuşulacaklar bitmedi. Röportaj da elbet uzun oldu. Bu sebepten röportajımızı ikiye bölüp yayınlıyoruz. İlk kısmı şimdi, devamı haftaya…

Continue reading
Close