ARŞİV

Savaş ve Lezbiyen Biseksüel Politika

Geçen Haziran sonrasında savaş giderek yoğunlaşırken, biz de Lezbiyen Biseksüel Feministler olarak, bu kimliklerimizden doğru, savaşa dair nasıl bir söz üretebiliriz diye tartışmaya başladık. Yaptığımız atölyelerde öncelikle savaşı bizim nasıl deneyimlediğimizi ve savaşın heteroseksizm ile ilişkisini konuştuk 1 . Bu yazıda ise bu tartışmalardan da yola çıkarak biraz daha spesifik olarak, savaşın yeni biçimine ve bunun heteroseksizm ile ilişkisine dair bir şeyler karalamaya çalışacağım.

Continue reading
ARŞİV

‘Erkek egemen sistem altında cinsellik politiktir'(1)

Radfem kolektifi: Julie Bindel açıksözlü gazeteci, yorulmaz radikal feminist bir aktivist ve politik lezbiyen. julie’nin yeni kitabı “heteroseksüel beklentiler” 2 , İngiltere’deki gey ve lezbiyen hareketini inceliyor ve eşcinselliğin politik ve kişisel bir tercih olarak değil, artık artan bir şekilde biyolojik olarak, doğumdan önce belirlenen bir olgu olarak görüldüğünden bahsediyor. Julie aşağıda okuyacağınız alıntıda, cinselliğin apolitizasyonu ve toplumsal cinsiyetin topyekün yerle bir edilmesinin önemi üzerine konuşuyor.

Continue reading
ARŞİV

İki Bülten Arası…

Bahar bizim için hızlı başladı, dolu dolu geçti. Atölye, panel, eylem derken iki bülten arasına neler neler sığdırmışız.


17 Nisan’da Morfest’in çağrısıyla kendimizi Abbasağa Parkı’nda bulduk. Cinsellik atölyemiz, festivalin en yoğun ilgi gören atölyelerden biri oldu. Baharın ve dayanışmanın enerjisiyle cinselliğimizi konuştuk, konuştukça açıldık. Renkler de hazlar da bizim dedik.

Continue reading
ARŞİV

Zeliş’in Üçüncü Sayısı Çıktı!

Ne hızlı geçiyor değil mi zaman? Hele bugünlerde, bir gündemden diğerinin peşine düşerken iki sayı arası nasıl geçip gitti hiç anlamadık. Bize de, bu tarihe na-hetero feministin gözünden notlar düşme iradesini Zeliş adlı bültenimizin üçüncü sayısı ile göstermek düştü.

Continue reading
ARŞİV

52 Haftanın İncisi: Pride Haftası Geldi!

Nasıl Galileo dünyanın dönüyor olduğunu söylediğinde başlamadıysa dünya dönmeye, biz de bildiğiniz gibi onur haftası yokken ve caddeleri, meydanları, sokakları gökkuşağıyla kaplamadan önce de “dönüyor”duk. Galileo’ya dünyanın döndüğünü söyleme diyenler oldu, bir süre daha mış gibi yapıldı; sonra gerçeklerden kaçamayan, hiçbir zaman da kaçamayacak olan tarihi yazdı mücadele edenler. Dünyanın döndüğü kadar gerçektir diyorum yani LGBTİ+ olmak. Gerçek şu ki; varız. Kürtler var, Ermeniler, Aleviler, kadınlar, gayler, biseksüeller, lezbiyenler, translar… var ve dünya döndükçe olacak.

Continue reading
Close